7 Ağustos 2015 Cuma

LOREAL PARİS CASTING SUNKISS RENK AÇICI JEL








Herkese merhabalar

Havalar o kadar sıcak bunaltıcı dersler o kadar yoğun ki yazı bile yazasım gelmediği doğrudur,
dedim azıcık essin de yazı yazayım bloğumu şenlendireyim 
ama yok arkadaş esmiyor esince de sıcak esiyor 
aman boşver giiiz dedim kendi kendime 
geç klimanın başına gömül bilgisayara yazını yaz işte 
kendimi ikna ettim cesaretlendirdim ve işte burdayıııımm :)



Sizlere Loreal Paris in renk açıcı jelinden bahsedeceğim
bu ürünü kendim için almadım ve kendime de uygulamadım
açıkcası saçımda boya olduğu için uygulamak konusunda çekindim mazallah saçımın rengini bozar diye :)
işte o yuzden dedim kardeşim canım kardeşim gel bakalım sende deneyelim
ve böylece kardeşimde ürünü uyguladık

Aşağıdaki fotograftaki ilk resim kardeşimin kendi saç rengi
herhangi bir işlem yok
diğer iki fotoğraf ise farklı ışıklardan ürünün uygulanmış hali

ürünün kokusu çok güzel 
saçta güzel bir koku bırakıyor
uygularken de miss gibi kokuyor
sadece ben mi o kokuyu aldım bilmiyorum ama saç boyası kadar ağır olmasa da hafif bir kimyasal koku da gelmiyor değil
saçı hafif yıprattığını söyleyebilirim
ürünü uygulayıp saç kurutma makinası ile kuruttuktan sonra saç çok sertleşiyor ama sonra geçiyor
kesinlikle saç rengini açıyor
her uygulama da biraz daha açıldıgını hissediyorsunuz
ben üç aşamalı uyguladım


Uygulaması : Saçın istediğiniz herhangi bir kısmına üründen bir miktar alıp saça uyguluyorsunuz. Ürün saçı iyice ıslatana kadar uyguluyorsunuz ve ister kurutma makinasi ister güneş ışıgı yolu ile kurumasını bekliyorsunuz bu kadaaaar basit :)







Tabi ki her saç rengine göre açılma farklı renklerde oluyor
Eğer bir değişiklik arayışı içerisinde iseniz bir deneyin derim.
Sonuçta kontrol sizin elinizde kötü bir renk çıkma ihtimali düşük
İster bir kere ister birden fazla kez uygulayın

Ürünü gratis ten 15 tl ye alabilirsiniz

Okudugunuz için çoook teşekkür ederim

Eğer sizde kullandıysanız yorum bırakmayı unutmayın
ya da kullanmak istiyorsanız her türlü sorunuzu yanıtlarım.

Kendinize çok iyi bakın..

Havalar sıcak dikkat edelim. Aman DİKKAT!


14 Temmuz 2015 Salı

FAVORİ KİTAP SERİLERİM PART2 / Melez Sözleşmeleri




Herkese merhabalar

Uzunca bir aradan sonra yazı yazabildim bunun mutluluğu var içimde amma velakin bir kitap serisi bitirdim ki off ki off onun da mutsuzluğu, çaresizliği ile debeleniyorum.
 arkadaşlar yok böyle bir seri
neden bitti keşke bitmeseydi
ama bitme şekli de beni bitirdi
cidden insanlara karşı ön yargılı davranmamak gerektiğini çok güzel bir şekilde anladım
bazı insanları huyları ile kabul etmek gerek
bazıları dışa farklı yansır ama içten içe farklıdır
off iyice duygusallığa bağlamak üzereyim çünkü seriyi yeni bitirdim
daha yaşadığım duygular sıcaklığını koruyor
yavaş yavaş kitaplardan bahsetmeye başlayayım







Seri Jennifer L.Armentrout 'a ait
Beş muhteşem kitaptan oluşuyor
mitolojik fantastik bir seri
Serinin adı Melez Sözleşmeleri

Kitaplarla ilgili bilgi olarak kitabın arka kapağındakiler den size bahsedeceğim aslında kendi fikirlerimi komple yazacaktım bir baktım çok detay veriyorum. Ben bu seriyi okumayan biri olsam o sözleri duymak istemezdim açıkcası :)  Bu yüzden yazdıklarımı silip tekrar yazıyorum :))


1. MELEZ: 
 Hematoi ırkı, tanrılarla yaratıkların soyu. İki Hematoi çocuğu Safkan sayılıyor ve tanrısal güçlere sahip oluyor. Hematoilerle ölümlülerin çocukları olan Melezlerde ise bu güçler yok. Bu melezlerin sadece iki eçeneği var: eğitimli birer avcı olup iblis avlayabilir ya da Safkanların evlerinde kölelik yapabilirler.
Bir melez olan Alexandria, yaşamını tuvalet temizleyerek geçirmek yerine tehlikeye atmaya razı ama bunu da gözüne bulaştırabilir. Avcılık öğrencilerinin uyması gereken belli kurallar var. Alex'ın bu kuralların hepsiyle başı dertte ama en fazla birincil kural onun için büyük sorun :
SAFKANLARLA MELEZLER ARASINDA İLİŞKİ YASAK.
Ne yazık ki Alex, Safkan Aiden'a çok fena aşık. Ancak bu aşk onun tek büyük sorunu değil, daha büyük sorun, okuldan mezun olana kadar hayatta kalmak ve bir avcı olmak. Görevinde başarısızlığa uğrarsa ölümden ya da kölelikten de kötü bir son onu bekliyor: bir iblise dönüşmek ve Aiden'ın avı olmak.
Daha korkunç bir şey düşünülebilir mi ?

2. SAFKAN:
Bir yanda ihtiyaçlar bir yanda hayaller ...
Doğaüstü bir yaratık olmak tam olarak muhteşem bir şey değil; özellikle her gittiğin yere 'diğer yarının' da gittiği düşünülürse. Seth, eğitimde, ders dışında ve hatta yatak odasında Alexandria'yla birlikte ve bu hiç de eğlenceli değil. Aralarındaki bağın kabuslardan uzak kalmak gibi faydaları da var ama Alex'in Safkan yasak aşkı Aiden'a olan hisleri üzerinde hiçbir etkisi yok. Ya da Aiden'ın onun için feda edecekleri üzerinde.
İblisler binayı istila edip öğrencilere saldırınca tanrılar, furileri salıyor üzerlerine. Furiler, öğrencilere ve tanrılara karşı en ufak tehditi ortadan kaldırmakla görevliler, buna Alex ve diğer Apollyon Seth de dahil. Bu sorunlar yetmezmiş gibi, gizemli bir varlık Seth'i tehdit ediyor, Alex de tehlike de . İşin içine tanrılar girince bazı kararlardan geri dönmek çok ama çok zor.
Alexandria kaderinde yazanla bilinmez arasında bir seçim yapacak.

3. TANRI:
Akit'in kuralları Alex'i neredeyse ölüme gönderiyordu. konsey onun Catskills de ne yaptığını öğrenseydi, onu kimse kurtaramazdı, tabii Aiden'ı da. Furiler, Alex'in peşindeydi, şimdi de onu ele geçirmek isteyen başka güçler var.
Alex sürpriz bir mektup alıyor, yazanlar karşısında ne yapacağını bilemiyor ve Seth'le gittikçe daha da yakınlaşıyor. Birlikte yaptıkları antremanlardan biri Alex'in bir Apollyon işareti daha kazanması ile sonlanıyor ve bu Alex'i bir adım daha uyanmaya yaklaştırıyor.
Alex'in doğum günü yaklaştıkça sanki etrafındaki tüm dünya paramparça oluyor; geleceğin apollyon'u aşk, kader ve yalanlar arasında sıkışıp kalıyor.
Tanrılar öfkelerini serbest bırakınca yaşam ger dönülmez bir şekilde değişecek. furiler, iblisler, safkanlar,melezler ve avcılar hiç beklenmedik bir geleceğe hazırlanıyor. Tarih tekerrür ediyor fakat bu defa işler pek de iyi gitmiyor.

4. APOLLYON: 
Alex bugüne dek iki şeyden çok korktu: uyanış'ta kendini kaybetmek ve iksir'e maruz kalmak. ancak bazen aşk kaderden daha güçlüdür ve Aiden St. Delphi de tanrılara, Alex'i geri getirebilmek için savaş açtı.
Tanrılar, Seth'in Alex'in güçlerini ele geçirip tanrı katili olmasına engel olabilmek için yüzlerce şehri yerle bir edip binlerce insanı öldürdüler. Ancak iş, Alex'le Seth'in bağını koparmakla bitmiyor. 'bir Apollyon öldürülemez' teorisinde pek çok açık nokta var ve bu yıkımı durdurmanın yolunu bilen tek kişi de yüzyıllar önce öldü.
Yeraltı'nı koruyan duvarları aşmak, milyonlarca ruhun içerisinde tek bir taneyi aramak ve sonra da geri dönmek çok zor. Ancak Alex tanrı katili olmadan önce Seth'i durdurmak zorunda yoksa... Kendisi tanrı katili olabilir

5. AVCI: 
Ölümlü dünya yavaş yavaş tanrıların yarattığı kaosa teslim olurken, Alexandria Andros, onu kendi yeteneklerinden şüpheye düşüren korkunç mağlubiyetin yaralarını bir an önce sarıp, savaşı sona erdirmek zorunda.
Alex ve sonsuz aşkı Aiden St. Delphi engelleri aşıp, tüm zamanların an tehlikeli tanrısını serbest bırakmak için Yeraltı'na giderken, ezeli düşmanlarına güvenmeliler.
Alex korkunç bir seçimle karşı karşıya: ya her şeyi ve ona güvenen herkei imha edecek... ya da kendini.



Kitaplarla ilgili arka kapakta yazan bilgiler bu yönde.
Kendi duygularımdan biraz daha bahsedecek olursam; akıcılık yönünden oldukça tatmin oldum Sıkıldığım ve bitse de başka kitaba geçsem dediğim yerler hiç olmadı.
Alex'in davranışları, huyu, kişiliği beni çok güldürdü :)
Özellikle aiden ile seth'in diyaloglarına ba-yıl-dım :)
Kitabın sonu nedense beni üzdü. tabi nedenini ben biliyorum ama şuanda söylemem hiç doğru olmaz...
Dört buçuk kitap boyunca Aiden ci idim sonra nedense Seth fanatiği oldum çıktım ve cidden onu yargıladığım için acayip pişmanlık duyuyorum...
Daha da bir şey söylemeyeceğim okuyunca eminim ki beni anlayacaksınız.

Gönül rahatlığı ile bu seriyi almanızı öneririm ki eğer fantastik mitolojik kitaplar ilginizi çekiyor ise.


Okuduğunuz için çok ama çok teşekkür ederim.
Şimdi Aiden olsa teşekkür etme derdi :))

Sizlerin de bana önerebileceği kitap serileri var ise yorum olarak bırakmayı unutmayın. Çünkü yeni bir seri arayışı içerisindeyim.

Kendinize iyi bakın kitapları hayatınızdan eksik etmeyin.


Tek dostum kitaplarım, tek düşmanım cahil dostlarımdır.
Deniş Diderot




13 Haziran 2015 Cumartesi

AGAPİ/ ÖLÜMSÜZ AŞK (SARAH JIO)




Merhabalar

Sonunda bir kitap bitirmenin sevincini yaşıyorum
maalesef ki sınavlarım kitap okumama engel oluyor
neyse bunun acısını ileri ki günlerde bol kitap paylaşımları ile çıkaracağımı düşünüyorum :)
gelelim romanımız Agapi'ye
'yaaaa offf ' demeden geçemeyeceğim
kendilerinden çok umutluydum hatta beni sardığı noktalarda oldu, bazı zamanlar kitabı elimden bırakmak istemedİğim de oldu ,ama beni etkileyemedi
sıkıldığım zamanlar oldu ama kitabı bırakmak isteyecek kadar değil tabi ki
bilemiyorum daha iyisini bekliyordum sanırım
biraz hayal kırıklığı içerisindeyim



evet romanımız aşkı anlatıyor
aşk güzeldir hele aşk romanı severseniz memnuniyetle okursunuz
Sarah Jio'nun diğer romanlarını okuyan birisi olarak onlardaki aşkı da bilen birisi olarak bana yavan geldi
sonunu da pek sevemedim
ama başı gayet güzeldi
ara ara güzel olaylar heyecanlı yerler vardı fakat bu bana yetmedi
hele ki yazarımız Sarah Jio olunca beklenti yüksekti


ama tabi ki okumayın iğrenç bir roman diyemem demem de zaten çünkü her kitabın okuyucu kitlesi farklıdır, her kitap bir emektir, zaten  kötü bir kitap değil sadece beklentimin altında


Genel olarak romanımızda aşkın 6 halini bulma çabaları mevcut

Bunlardan bahsedecek olursam;

Eros: hem fiziksel hem duygusal aşk. aşkın bu türü tutkuyla doludur.
Ludus: bir oyun gibi oynanan aşk. aşkın bu türünün en önemli parçası eğlencedir. çiftler bir araya gelmekten karşısındakini etkileyip cezbetmekten hoşlanır. ancak uzun süreli bağlılık sözü yoktur.
Storge: arkadaşlıktan doğan ve desteğe dayanan aşk. güven dolu ve bağlılık gerektiren aşktır.
Mania: saplantılı aşk. duygusal iniş çıkışlar kıskançlıklar hakimdir.
Pragma: kalbin değil aklın kontrol ettiği aşk. çiftler seveceği kişiyi mantığı ile seçer kendisiyle benzer ilgi alanları ortak değerleri olan birini arar.
Agapi: özverili,fedakar,koşulsuz,bencil olmayan aşk. kişi kendini sevdiğine adar karşılığında hiçbir şey beklemeden verir. onu 'o' olduğu için sever.


Kısacası Agapi'den bahsedeceklerim bu kadar.
Okuyup okumamak size kalmış ama aşk üzerine yazılmış romanları seviyorsanız bir deneyin derim sonra da okuyup bana bildirin acaba bende mi sorun var sadece ben mi çok beğenmedim bunu öğrenmiş olurum :)

kitapyurdu.com dan 11 tl ye almıştım.



Siz kendinizde aşkın hangi halini görüyorsunuz yorum olarak bırakırsanız sevinirim.

Okuduğunuz için çok teşekkür ederim.



10 Haziran 2015 Çarşamba

CRYSTAL BODY DEODORANT STICK





Herkese merhabalar


Bu aralar hayat zor finaller zor o yüzden de yazmaya vakit bulamıyorum
finaller ve tabi ki de bütler den sonra kendimi bloga adamayı düşünüyorum :)
Bugün sizlere beğendiğim bir üründen bahsedeceğim
evet kendilerini beğeniyorum ama gelelim kullanabiliyor muyum? yok ya çok kullanamıyorum çünkü üşeniyorum arkadaşlar :) çünkü bu yavrucak ıslatılarak kullanılıyor


ürün doğal bir deodorant
doğal mineral tuzlardan oluşuyor
aluminyum içermiyor
paraben içermiyor
kötü koku oluşumunu engellemeye yardımcı oluyor kesinlikle katılıyorum
parfümsüz
yapışmıyor, leke bırakmıyor
hem kadın hem erkek için kullanıma uygun
kanser tedavi merkezlerinden onaylı bir deodorant


Deodorantı kullanırken üst kısmını hafifçe ıslatıyoruz ister koltuk altına ister ayak tabanına uyguluyoruz
ayak tabanı için kokuyu önlüyor mu ben bilmiyorum çünkü denemedim
koltuk altıma sürdüğüm şeyi ayağıma sürmeyi doğru bulmadım açıkcası.







gratislerde satılıyor
15 tl gibi bir fiyata aldığımı hatırlıyorum
düzenli kullanımda nasıl bir etkisi var bilemeyeceğim çünkü gerçekten zahmetli bir ürün her zaman kullanılamıyor
ama kesinlikle ter kokusunu önlüyor
terlemeyi önlemiyor ama ter kokusu için etkili


Eğer ki ben üşenmem kullanırım diyorsanız bir denemenizi öneririm
üstelik minik boyu da mevcut
Keşke minik boyunu alsaymışım diye düşünmüyor değilim
bendeki bitmez büyük ihtimal :)


Okuduğunuz için çok teşekkür ederim

Düşüncelerinizi benimle paylaşmayı unutmayın

Kendinize çok iyi bakın
Mutlu günler... 

5 Haziran 2015 Cuma

FLORMAR DELUXE MULTI EFFECT POWDER





Herkese merhabalar


Bugün kendilerini  Flormar Online Alışveriş yazımda tanıttığım bir üründen bahsedeceğim.
 Diğer yazımda çok çok az bahsetmiştim ve deneyip test edip yorumlayacağımı sizlere söylemiştim
yeterinde kullandığımı düşünerekten yazısını yazmanın zamanı geldiii

Onu da okumak isterseniz  tıktık

Bu ürünün ne olduğu biraz karışık aslında
Pudra mı allık mı bronzer mı ne bu ya falan oluyor insan ilk başta

Ben kendilerini allık ve bronzer olarak kullanıyorum
Bence pudra olarak kullanmaya uygun değil
Yapı olarak yumuşak gayet güzel
Kalıcılığı da çok olmasa da günü kurtarabilir
Allık olarak ve bronzer olarak verdiği rengi ben çok sevdim
Aynalı olması da çok güzel bir artısı
Sevmedğim tek yanı ise aşırı tozutması

7 g'lık bir ürün olması ve fiyatının da uygun olması alınabilirliğini arttırıyor
ama tabi tozutmasına katlanabilirseniz:)




Fiyatı 7 lira %70 oranında yapılan indirimden almıştım.
bu fiyata tozutsa da pek önemsemedim açıkcası :)

Okuduğunuz için çok teşekkür ederim

Yorumlarınızı görüşlerinizi yorum kısmına bırakırsanız sevinirim

Gününüz güzel geçsinn..